
Uyumayan Oyuncak Ayının Macerası
Bir varmış, bir yokmuş…
Küçük, sakin bir mahallede sarı duvarlı, mavi pencereli güzel bir ev varmış. Bu evde annesi, babası ve küçük kardeşi Can ile birlikte Elif adında sekiz yaşında bir kız yaşarmış.
Elif’in odası evin en renkli odasıymış.
Duvarlarında yıldızlar, bulutlar ve gökkuşakları varmış. Kitaplığında masal kitapları, kutularında oyuncaklar, yatağının üzerinde ise birbirinden sevimli pelüş hayvanlar dururmuş.
Ama Elif’in bütün oyuncakları arasında en çok sevdiği bir tanesi varmış.
Kahverengi tüylü, yuvarlak kulaklı, kırmızı papyonlu küçük bir oyuncak ayı…
Adı Tarçın‘mış.
Tarçın’ı Elif’e, daha dört yaşındayken Emine Nine hediye etmiş.
O günden beri Tarçın hemen her gece Elif’le uyurmuş.
Elif üzülünce ona sarılır, sevindiğinde güzel haberlerini önce ona anlatırmış.
Fakat Elif’in bilmediği çok önemli bir şey varmış.
Geceleri evdeki herkes uyuduğunda oyuncaklar uyanırmış.
Ve o gece Tarçın’ın hiç uyumaya niyeti yokmuş.
Uyumayan Oyuncak Ayının Macerası Gece Yarısı
Saat gece yarısını gösterdiğinde ev tamamen sessizmiş.
Elif derin bir uykudaymış.
Küçük kardeşi Can da odasında uyuyormuş.
Koridordaki saatin:
“Tik… tak… tik… tak…”
sesinden başka hiçbir şey duyulmuyormuş.
Tam o sırada Tarçın gözlerini açmış.
Önce sağ kolunu hareket ettirmiş.
Sonra sol kolunu…
Yatağın üzerinden sessizce aşağı atlamış.
“Ah!”
Yere biraz sert düşmüş.
Elif kıpırdanınca Tarçın hemen hareketsiz durmuş.
Bir süre beklemiş.
Elif yeniden derin uykuya dalınca rahatlamış.
“Bu gece odamızdan çıkacağım.”
Oyuncakların Kuralı
Elif’in odasında yaşayan oyuncakların çok önemli bir kuralı varmış.
Güneş doğmadan önce herkes kendi yerine dönmeliydi.
Oyuncak bebek Lale, Tarçın’a:
“Nereye gidiyorsun?” diye sormuş.
“Evi keşfedeceğim.”
“Gece yarısı mı?”
“Evet.”
Oyuncak tavşan Pamuk endişelenmiş.
“Ya geri dönemezsen?”
“Bu evde yıllardır yaşıyorum. Kaybolmam.”
Lale:
“Tarçın, oyuncakların geceleri evde dolaşmaması boşuna söylenmiyor.”
“Neden?”
“İnsanlara yakalanabiliriz.”
Tarçın kırmızı papyonunu düzeltmiş.
“Merak etmeyin. Çok dikkatli olacağım.”
Sonra kapıya doğru yürümüş.
Koridorun Dev Dünyası
Tarçın daha önce Elif’in odasından hiç çıkmamış.
Koridora adım attığında şaşkınlıktan ağzı açık kalmış.
Gündüz Elif’in birkaç adımda geçtiği koridor, küçük bir oyuncak ayı için upuzunmuş.
Ayakkabılık kocaman bir bina gibi görünüyormuş.
Duvar saati ise yüksek bir kuleyi andırıyormuş.
Tarçın heyecanlanmış.
“Dünya sandığımdan çok daha büyükmüş!”
Önce salona gitmeye karar vermiş.
Fakat merdivenlerin başına geldiğinde durmuş.
Her basamak neredeyse kendi boyu kadarmış.
“Aşağı nasıl ineceğim?”
Tam düşünürken yerde uzun bir atkı görmüş.
Atkının bir ucunu korkuluğa bağlamış.
Diğer ucundan kayarak aşağı inmiş.
“İşte bu!”
Tarçın artık kendisini gerçek bir maceracı gibi hissediyormuş.
Mutfaktaki Gürültü
Salona gitmeden önce mutfaktan garip bir ses gelmiş.
“Tak!”
Tarçın durmuş.
Biraz korkmuş.
Sonra:
“Ben cesur bir ayıyım,” demiş.
Mutfak kapısından içeri bakmış.
Kimse yokmuş.
Bir ses daha gelmiş.
“Tıkır… tıkır…”
Tarçın masanın altına saklanmış.
Bir anda karanlığın içinden iki parlak göz görünmüş.
Tarçın’ın tüyleri diken diken olmuş.
“Kim var orada?”
Parlak gözler yaklaşmış.
Sonra evin kedisi Minnoş ortaya çıkmış.
Tarçın rahatlamış.
“Senmişsin!”
Minnoş oyuncağı görünce şaşırmış.
Tarçın hareketsiz kalmış.
Ama artık çok geçmişmiş.
Minnoş patisiyle ona dokunmuş.
Minnoş’un Oyunu
Minnoş, Tarçın’ın canlı olduğunu anlayamamış.
Onu sıradan bir oyuncak sanmış.
Birden Tarçın’ı ağzına almış.
“Hey! Bırak beni!”
Minnoş elbette onu anlamıyormuş.
Tarçın’ı salona taşımış.
Sonra yere bırakıp patisiyle itmiş.
Tarçın halının üzerinde yuvarlanmış.
“Bu hiç eğlenceli değil!”
Minnoş yeniden üzerine atlamış.
Tarçın hızla koltuğun altına kaçmış.
Kedi patisini uzatmış ama yetişememiş.
Tarçın derin bir nefes almış.
“Lale haklıymış. Odadan çıkmak düşündüğüm kadar kolay değilmiş.”
Ama geri dönmek yerine macerasına devam etmeye karar vermiş.
Kayıp Oyuncak Araba
Koltuk altında ilerlerken küçük bir ses duymuş.
“Kim var?”
Tarçın durmuş.
“Sen kimsin?”
Karanlığın içinden kırmızı bir oyuncak araba çıkmış.
Tarçın onu hemen tanımış.
“Sen Can’ın arabasısın!”
Oyuncak araba:
“Adım Kırmızı.”
“Herkes seni günlerdir arıyor.”
“Biliyorum.”
“Neden çıkmıyorsun?”
“Çıkamıyorum.”
Kırmızı’nın arka tekerleklerinden biri halının iplerine sıkışmış.
Tarçın hemen yardım etmeye çalışmış.
Çekmiş.
Olmamış.
Bir daha çekmiş.
Yine olmamış.
“Bekle. Bir yol bulacağız.”
Küçük Bir Yardım
Tarçın koltuğun altındaki ince bir tahta parçasını bulmuş.
Halının iplerini dikkatlice gevşetmiş.
Kırmızı biraz ileri gitmiş.
Tarçın yeniden çekmiş.
“Biraz daha!”
Sonunda oyuncak araba kurtulmuş.
“Başardık!”
Kırmızı sevinçle ileri geri gitmiş.
“Teşekkür ederim Tarçın.”
“Can seni çok özledi.”
“Beni odasına götürebilir misin?”
Tarçın düşünmüş.
Kendi odasına dönmesi bile zorken bir de Kırmızı’yı götürmesi gerekiyordu.
Ama onu burada bırakamazdı.
“Tamam. Birlikte gideriz.”
Büyük Yolculuk
İki oyuncak salondan çıkmış.
Kırmızı tekerlekleri sayesinde hızlı hareket ediyormuş.
Tarçın ise arkasından koşuyormuş.
Bir süre sonra Tarçın’ın aklına güzel bir fikir gelmiş.
Kırmızı’nın üzerine oturmuş.
“Hazır mısın?”
“Hazırım!”
Kırmızı hızla koridorda ilerlemiş.
Tarçın:
“Biraz yavaş!”
Ama Kırmızı uzun zamandır hareket edemediği için çok heyecanlıymış.
Tam köşeyi dönerlerken duvara çarpmışlar.
“Pat!”
İki oyuncak hareketsiz kalmış.
Üst katta bir kapı açılmış.
Zeynep Uyanıyor
O gece Elif’in kuzeni Zeynep de onlarda kalıyormuş.
Gürültüyü duyunca uyanmış.
“Kim var?”
Tarçın ve Kırmızı paniğe kapılmış.
“Çabuk!”
Ayakkabılığın arkasına saklanmışlar.
Zeynep merdivenlerden aşağı inmiş.
Etrafına bakmış.
Kimseyi görememiş.
Minnoş salonda oturuyormuş.
“Yine sen bir şey düşürdün galiba.”
Zeynep kediyi kucağına alıp yukarı çıkmış.
Tarçın rahat bir nefes almış.
“Az kalsın yakalanıyorduk.”
Kırmızı:
“Macera dediğin biraz böyle olur.”
Tarçın:
“Bence macera dediğin biraz daha sakin olabilir.”
Can’ın Odası
Sonunda Can’ın odasına ulaşmışlar.
Kapı biraz aralıkmış.
Kırmızı içeri girmiş.
Can yatağında uyuyormuş.
Oyuncaklarının bulunduğu kutunun yanında boş bir yer varmış.
Kırmızı:
“Burası benim yerim.”
Tarçın onu yerine bırakmış.
“Sabah seni görünce çok sevinecek.”
“Sen de burada kal.”
“Olmaz. Elif uyanmadan yatağıma dönmem gerekiyor.”
Kırmızı:
“Teşekkür ederim.”
Tarçın gülümsemiş.
Macerası sırasında ilk defa yaptığı şeyin gerçekten önemli olduğunu hissetmiş.
Dönüş Yolu
Tarçın yeniden koridora çıkmış.
Fakat tam o sırada duvar saatinin sesini duymuş.
Dong! Dong! Dong! Dong!
Saat dörde geliyormuş.
“Eyvah!”
Güneşin doğmasına fazla zaman kalmamış.
Tarçın hızla merdivenlere koşmuş.
Ama bu kez atkı aşağıda kalmış.
Yukarı nasıl çıkacaktı?
İlk basamağa tırmanmayı denemiş.
Başaramamış.
Tekrar denemiş.
Yine düşmüş.
“Şimdi ne yapacağım?”
Minnoş Geri Geliyor
Arkasından hafif bir ses duyulmuş.
Minnoş!
Tarçın korkuyla geri çekilmiş.
Kedi ona yaklaşmış.
“Hayır Minnoş. Şimdi oyun zamanı değil.”
Minnoş Tarçın’ı ağzına almış.
Tarçın:
“Yine başladık!”
Ama bu kez Minnoş onu salona götürmemiş.
Merdivenleri çıkmaya başlamış.
Tarçın şaşırmış.
“Sen beni yukarı mı götürüyorsun?”
Minnoş üst kata çıkmış.
Tarçın’ı Elif’in odasının kapısının önüne bırakmış.
Sonra sessizce uzaklaşmış.
Tarçın gülümsemiş.
“Sanırım sen sandığımdan daha iyi bir arkadaşsın.”
Yatak Boştu
Tarçın odaya girdiğinde Lale ile Pamuk onu bekliyormuş.
Lale:
“Neredeydin?”
“Uzun hikâye.”
Pamuk:
“Çabuk yatağa çık. Sabah oluyor.”
Tarçın yatağa baktığında başka bir sorun fark etmiş.
Yatak çok yüksekmiş.
Aşağı inerken Elif’in battaniyesinden kaymıştı ama şimdi battaniye tamamen yatağın üzerindeymiş.
Oyuncaklar birlikte düşünmüş.
Lale oyuncak kutusunu yaklaştırmış.
Pamuk üstüne çıkmış.
Tarçın onun omzuna basmış.
Lale de alttan destek olmuş.
Birlikte küçük bir oyuncak merdiveni oluşturmuşlar.
Tarçın yatağa çıkmayı başarmış.
“Teşekkür ederim!”
Sabahın İlk Işıkları
Tarçın tam Elif’in yanındaki yerine uzandığında pencereden ilk gün ışığı girmiş.
Oyuncakların hareketleri durmuş.
Tarçın yeniden sıradan bir oyuncak ayıya dönüşmüş.
Birkaç dakika sonra Elif uyanmış.
Gözlerini açmış.
Tarçın’a sarılmış.
“Günaydın Tarçın.”
Oyuncak ayı elbette cevap vermemiş.
Ama Elif bir şey fark etmiş.
Tarçın’ın kırmızı papyonunda ince bir halı ipliği varmış.
“Bu nereden geldi?”
Sonra Tarçın’ın patisinde küçücük bir toz lekesi görmüş.
Elif şaşırmış.
Ama fazla düşünmemiş.
Can’ın Sevinci
Bir anda yan odadan Can’ın sesi duyulmuş.
“Anne! Baba!”
Herkes Can’ın odasına koşmuş.
Can oyuncak kutusunun önünde duruyormuş.
Elinde kayıp kırmızı arabası varmış.
“Arabam geri gelmiş!”
Annesi şaşırmış.
“Onu buraya kim koydu?”
Kimse bilmiyormuş.
Zeynep:
“Dün gece aşağıdan sesler duydum.”
Elif:
“Belki Minnoş bulmuştur.”
Minnoş koridorda oturmuş kuyruğunu sallıyormuş.
Elif kedinin başını okşamış.
“Sen mi getirdin?”
Minnoş cevap vermemiş.
Tarçın ise Elif’in kolunda sessizce duruyormuş.
Tarçın’ın Değişen Düşüncesi
O gece oyuncaklar yeniden uyandığında herkes Tarçın’ın etrafında toplanmış.
“Anlat!”
Tarçın başından geçenleri tek tek anlatmış.
Minnoş’u…
Koltuk altını…
Kırmızı’yı…
Zeynep’e yakalanmaktan son anda kurtulmalarını…
Lale:
“Peki yine dışarı çıkacak mısın?”
Tarçın biraz düşünmüş.
“Belki.”
Pamuk şaşırmış.
“Bütün bunlardan sonra mı?”
“Evet. Ama bu kez yalnızca macera aramak için değil.”
“Neden?”
Tarçın gülümsemiş.
“Belki kaybolmuş başka bir oyuncağın yardıma ihtiyacı vardır.”
Oyuncakların Gece Ekibi
Bundan sonra oyuncaklar küçük bir ekip kurmuş.
Adını Gece Yardımcıları koymuşlar.
Her gece evde dolaşmıyorlarmış.
Ama gerçekten ihtiyaç olduğunda harekete geçiyorlarmış.
Yatağın altına düşen oyuncakları çıkarıyor…
Kaybolan yapboz parçalarını buluyor…
Can’ın yuvarlanıp koltuğun altına giren renkli kalemlerini masasına bırakıyorlarmış.
Sabah olduğunda çocuklar bazen:
“Ben bunu buraya koymamıştım,” diyormuş.
Ama hiç kimse gerçeği öğrenemiyormuş.
Uyumayan Ayının Öğrendiği
Tarçın o ilk gece yalnızca eğlenmek istemişti.
Kendisini büyük bir maceracı sanıyordu.
Ama gerçek maceranın yalnızca yeni yerler görmek olmadığını öğrenmişti.
Bazen macera bir arkadaşına yardım etmekmiş.
Bazen tek başına yapamadığın bir şey için yardım istemekmiş.
Bazen de seni korkutan birinin aslında sana yardım edebileceğini keşfetmekmiş.
Tarçın ayrıca başka önemli bir şeyi de öğrenmiş.
Her şeyi tek başına yapmak zorunda değildi.
Kırmızı’yı kurtarmıştı.
Minnoş ona yardım etmişti.
Lale ve Pamuk yatağa çıkmasını sağlamıştı.
Herkes birbirine biraz yardım ettiğinde zor görünen işler kolaylaşabiliyormuş.
Emine Nine’nin Şüphesi
Bir gün Emine Nine ziyarete gelmiş.
Elif ona Tarçın’ı göstermiş.
“Bak babaanne, hâlâ onu saklıyorum.”
Emine Nine gülümsemiş.
“Tarçın seni seviyordur.”
Elif kahkaha atmış.
“O oyuncak, babaanne.”
Emine Nine Tarçın’ı eline almış.
Kırmızı papyonunu düzeltmiş.
Sonra kulağına fısıldamış:
“Umarım geceleri çok yaramazlık yapmıyorsundur.”
Elif:
“Ne dedin?”
“Hiç.”
Tarçın hareketsiz duruyormuş.
Ama içinden:
Emine Nine biliyor olabilir mi?
diye düşünmüş.
En Güzel Macera
Yıllar geçtikçe Elif büyümüş.
Odası değişmiş.
Bazı oyuncaklarını kutulara kaldırmış.
Ama Tarçın’ı hiç atmamış.
Onu kitaplığının üst rafına koymuş.
Bir gece Elif odasından çıktıktan sonra Tarçın gözlerini açmış.
Artık eskisi kadar sık maceraya çıkmıyormuş.
Ama evdeki yeni oyuncaklara ilk gecesini anlatmayı çok seviyormuş.
Küçük bir oyuncak tavşan:
“Hiç korkmadın mı?” diye sormuş.
“Korktum.”
“Peki neden devam ettin?”
“Önce merak ettiğim için.”
“Sonra?”
Tarçın gülümsemiş.
“Bir arkadaşımın bana ihtiyacı olduğu için.”
“En güzel maceran hangisiydi?”
Tarçın uzun uzun düşünmüş.
Sonra Can’ın yıllar önce kaybolan kırmızı arabasını hatırlamış.
“Birisini mutlu ettiğim macera.”
Pencereden Ay ışığı içeri süzülmüş.
Ev sessizmiş.
Herkes uyuyormuş.
Tarçın rafın üzerinde rahatça oturmuş.
Belki o gece hiçbir yere gitmeyecekti.
Belki de birazdan evin başka bir köşesinden küçücük bir yardım sesi gelecekti.
Kim bilir?
Çünkü çocuklar uyuduğunda evler tamamen sessiz görünse de oyuncakların dünyasında geceler bazen yeni başlıyormuş.
Gökten üç oyuncak düşmüş.
Biri arkadaşına yardım etmek için uykusundan vazgeçenlerin yanına…
Biri her şeyi tek başına yapmak yerine gerektiğinde yardım isteyenlerin odasına…
Sonuncusu ise yıllarca sevdiği oyuncaklarına güzel anılar bırakan bütün çocukların kalbine düşmüş.
Ve masal burada bitmiş.
Ama bu gece uyumadan önce oyuncak ayınızı yatağınızın yanına koymayı unutmayın.
Sabah uyandığınızda onu bıraktığınız yerde bulursanız her şey normal demektir.
Fakat papyonunda küçük bir toz lekesi, patisinde bir halı ipliği veya tüylerinin arasında nereden geldiğini bilmediğiniz minicik bir yaprak görürseniz…
Fazla soru sormayın.
Belki sizin oyuncak ayınızın da gece anlatacak küçük bir macerası vardır.







