Çocuk Masalları

Gökyüzündeki Gizli Tren İstasyonu

Gökyüzündeki Gizli Tren İstasyonu

Gökyüzündeki Gizli Tren İstasyonu

Bir varmış, bir yokmuş.  Gözyüzünde Gizli  Tren istasyonu varmış , Uzak dağların arasında, sabahları bacalarından çıkan dumanların bulutlara karıştığı küçük bir kasaba varmış. Bu kasabada Kerem adında, gökyüzüne bakmayı çok seven bir çocuk yaşarmış.

Kerem’in odasının penceresi tam karşıdaki yüksek tepeye bakarmış. Gündüzleri tepede çam ağaçlarından başka hiçbir şey görünmezmiş. Fakat Kerem bazı geceler orada garip ışıklar fark edermiş.

Işıklar bazen kırmızı, bazen mavi, bazen de altın sarısı olurmuş.

Daha da tuhafı, gece yarısına doğru tepeden belli belirsiz bir ses gelirmiş:

“Çuf… çuf… çuf…”

Kerem ilk duyduğunda yatağından fırlamış.

“Bu bir tren sesi!”

Ama kasabada tren istasyonu yokmuş. En yakın demir yolu kilometrelerce uzaktaymış.

Ertesi sabah kahvaltıda babasına sormuş:

“Baba, tepenin arkasından tren geçiyor mu?”

Babası şaşırmış.

“Hayır. O tarafta demir yolu bile yok.”

Kerem bunun üzerine daha da meraklanmış.

O gece uyumamaya karar vermiş.

Gökyüzündeki Gizli Tren İstasyonu: Gece Yarısında Gelen Düdük

Saatler ilerledikçe kasabanın ışıkları birer birer sönmüş.

Kerem penceresinin önünde beklemeye devam etmiş.

Derken saat tam gece yarısını gösterdiğinde aynı ses yeniden duyulmuş.

“Çuf… çuf…”

Ardından uzun bir tren düdüğü gecenin sessizliğini bozmuş.

“Füüüüüt!”

Kerem pencereye koşmuş.

Tepenin üzerinde bu kez çok daha güçlü bir ışık varmış.

Üstelik ışığın arasından gökyüzüne doğru uzanan parlak raylar görünüyormuş.

Kerem gözlerine inanamamış.

Raylar yerde değilmiş.

Bulutların üzerinde ilerliyormuş 

Hemen montunu giymiş, küçük sırt çantasını almış ve sessizce bahçeye çıkmış.

Tepenin yolunu tutmuş.

Bulutların Arasındaki Peron

Kerem tepeye ulaştığında daha önce hiç görmediği bir yapı karşısında duruyormuş.

Eski taşlardan yapılmış küçücük bir tren istasyonu…

Kapısının üzerinde altın harflerle şunlar yazıyormuş:

GÖKYÜZÜ İSTASYONU

İstasyonun önündeki raylar birkaç metre ilerledikten sonra yerden yükseliyor ve bulutların arasında kayboluyormuş.

Kerem şaşkınlıkla etrafına bakarken arkasından bir ses gelmiş.

“Biletiniz lütfen.”

Kerem dönmüş.

Karşısında lacivert üniformalı, beyaz bıyıklı yaşlı bir adam duruyormuş.

“Benim biletim yok,” demiş Kerem.

Adam cebinden küçük, gümüş renkli bir bilet çıkarmış.

“Buraya gelebilen çocukların bileti zaten hazırdır.”

Biletin üzerinde Kerem’in adı yazıyormuş.

Altında ise tek bir cümle varmış:

Varış Noktası: Henüz Belli Değil

“Nasıl yani?” diye sormuş Kerem.

İstasyon görevlisi gülümsemiş.

“Bu tren seni gitmen gereken yere götürür, gitmek istediğin yere değil.”

Tam o sırada uzaktan parlak bir ışık yaklaşmaya başlamış. Gökyüzündeki Gizli Tren İstasyonu

Yıldız Ekspresi

İstasyona giren tren hayatında gördüğü hiçbir trene benzemiyormuş.

Vagonları gece mavisiymiş ve üzerlerinde küçük yıldızlar parlıyormuş. Tekerleklerinden kıvılcımlar yerine gümüş renkli bulutlar çıkıyormuş.

Lokomotifin önünde ise büyük harflerle adı yazıyormuş:

YILDIZ EKSPRESİ

Kapılar kendiliğinden açılmış.

Kerem trene binmiş.

İçeride başka çocuklar da varmış.

Bir koltukta kitap okuyan Zeynep, diğerinde teleskopuyla dışarı bakan Mert, pencerenin yanında ise elinde oyuncak bir uçak tutan Duru oturuyormuş.

Kerem boş bir koltuğa geçmiş.

Tren hareket etmiş.

Bir anda raylar gökyüzüne doğru yükselmeye başlamış.

Kerem pencereden aşağı baktığında kasabalarının ışıklarının küçücük noktalar hâline geldiğini görmüş.

Bir süre sonra bulutların üzerine çıkmışlar.

Yıldızlar artık çok yakınmış.

Sanki elini uzatsa bir tanesine dokunabilecekmiş.

Unutulmuş Hayaller Durağı

Trenin ilk durağında kondüktör seslenmiş:

“Unutulmuş Hayaller Durağı!”

Çocuklar merakla dışarı çıkmış.

Her taraf eski oyuncaklar, yarım bırakılmış resimler, kapatılmış defterler ve kullanılmamış müzik aletleriyle doluymuş.

Kerem yerde eski bir uçurtma görmüş.

Uçurtmanın üzerinde küçük harflerle şunlar yazıyormuş:

Bir gün gökyüzüne kadar uçacağım.

“Bunlar ne?” diye sormuş Kerem.

Kondüktör cevap vermiş:

“Bunlar çocukların bir zamanlar kurduğu ama sonra vazgeçtiği hayaller.”

Duru şaşkınlıkla,

“Hayaller buraya mı geliyor?” diye sormuş.

“Unutulanlar geliyor.”

Kerem üzülmüş.

Çünkü kendisinin de yarım bıraktığı pek çok şey varmış.

Bir ara yıldızlarla ilgili bir defter hazırlamaya başlamış ama birkaç gün sonra vazgeçmişti.

Kondüktör çocuklara bakmış.

“Trene devam etmek istiyorsanız buradan bir hayali yanınıza almalısınız.”

Kerem eski uçurtmayı seçmiş.

Diğer çocuklar da birer unutulmuş hayal almış.

Tren yeniden hareket etmiş.

Korkular Tüneli

Bir süre sonra gökyüzü kararmaya başlamış.

Yıldızlar kaybolmuş.

Tren simsiyah bir tünele girmiş.

Kerem hiçbir şey göremiyormuş.

Derken karanlığın içinden sesler duyulmuş.

“Başaramazsın…”

“Yapamazsın…”

“Vazgeç…”

Kerem korkmuş.

Sesler giderek yükseliyormuş.

Elindeki uçurtmaya sıkıca sarılmış.

Tam o sırada Zeynep,

“Bunlar gerçek değil!” diye bağırmış.

Kondüktörün sesi duyulmuş:

“Bu tünelden çıkmanın tek yolu korkularınızdan kaçmamaktır.”

Kerem gözlerini kapatmış.

Sonra yüksek sesle,

“Başaramasam bile yeniden denerim!” demiş.

Bir anda vagonun içindeki küçük bir lamba yanmış.

Mert de,

“Korksam bile devam ederim!” diye seslenmiş.

İkinci lamba yanmış.

Duru ve Zeynep de korkularıyla yüzleşince bütün vagon aydınlanmış.

Tren hızlanmış ve karanlık tünelden çıkmış.

Çocukların karşısında şimdi binlerce yıldızla kaplı muhteşem bir gökyüzü varmış. Gökyüzündeki Gizli Tren İstasyonu

Gökyüzünün Son İstasyonu

Sonunda tren, bulutlardan yapılmış büyük bir istasyonda durmuş.

Kondüktör,

“Son durak!” diye seslenmiş.

Kerem dışarı çıktığında karşısında devasa bir saat görmüş.

Fakat saatin üzerinde rakamlar yerine kelimeler yazıyormuş:

Merak

Cesaret

Sabır

Umut

Emek

Saatin ortasında ise tek bir cümle bulunuyormuş:

Hayallerin zamanı kendiliğinden gelmez.

Kerem bu sözün anlamını düşünmüş.

Kondüktör yanına gelmiş.

“Anladın mı?” diye sormuş.

Kerem başını sallamış.

“Sanırım. Bir şeyi gerçekten istiyorsak sadece hayal etmek yetmiyor.”

“Başka?”

“Denemek gerekiyor.”

Kondüktör gülümsemiş.

“Başka?”

Kerem biraz düşünmüş.

“Vazgeçmemek gerekiyor.”

Tam o anda elindeki eski uçurtma ışıldamaya başlamış.

Yırtıkları kaybolmuş, renkleri canlanmış ve ipi altın renginde parlamış.

Uçurtma gökyüzüne yükselmiş.

Ardından yüzlerce unutulmuş hayal onun peşinden uçmaya başlamış.

Eve Dönüş

Yıldız Ekspresi yeniden yola çıktığında Kerem artık geldiği zamanki çocuk değilmiş.

Sabaha karşı tren Gökyüzü İstasyonu’na geri dönmüş.

Kerem vagondan inerken kondüktör ona küçük bir bilet uzatmış.

Bu kez biletin üzerinde farklı bir şey yazıyormuş:

Varış Noktası: Kendi Hayalin

Kerem gülümsemiş.

“Bir daha bu trene binebilir miyim?”

Kondüktör şapkasını düzeltmiş.

“Gökyüzü İstasyonu’nu gerçekten arayanlar değil, ona ihtiyaç duyanlar bulur.”

Tren düdüğünü çalmış.

“Füüüüüt!”

Birkaç saniye sonra Yıldız Ekspresi bulutların arasında kaybolmuş.

İstasyon da yavaş yavaş silinmeye başlamış.

Kerem eve döndüğünde güneş doğmak üzereymiş.

Odası bıraktığı gibi duruyormuş.

Bir an bütün yaşadıklarının rüya olduğunu düşünmüş.

Fakat cebine elini attığında gümüş renkli tren biletini bulmuş.

O günden sonra Kerem yarım bıraktığı yıldız defterini yeniden açmış.

Her gece gökyüzünü gözlemlemiş, öğrendiği yeni şeyleri defterine yazmış.

Bazen yorulmuş.

Bazen yanlış yapmış.

Bazen istediği sonucu alamamış.

Ama artık hemen vazgeçmiyormuş.

Yıllar geçtikçe Gökyüzü İstasyonu’nu görüp görmediğinden bile emin olamamaya başlamış.

Fakat gümüş bileti hep saklamış.

Kasabada ise bazı geceler çocuklar hâlâ tepelerden garip bir tren sesi duyduklarını söylermiş.

“Çuf… çuf… çuf…”

Ardından bulutların arasından uzun bir düdük sesi gelirmiş.

Ve dikkatlice bakanlar, yıldızların arasında ilerleyen gece mavisi bir tren görebilirmiş.

Belki de Yıldız Ekspresi, yarım bıraktığı hayalini yeniden hatırlaması gereken başka bir çocuğu almaya gidiyormuş.

Çünkü hayaller bazen kaybolmazmış. Sadece onları yeniden bulmamızı beklermiş.

 

Gökyüzündeki Gizli Tren İstasyonu

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Başa dön tuşu