Ayşe ve Kırmızı Bisikleti Kiraz Masalı

Kırmızı Bisikleti Kiraz Masalı
Kırmızı Bisiklet Kirazın masalı , Bir varmış bir yokmuş… Yemyeşil tepelerin, rengârenk çiçeklerin ve cıvıl cıvıl kuşların yaşadığı küçük bir köyde Ayşe adında neşeli bir kız yaşarmış. Ayşe’nin en büyük hayali kırmızı bir bisiklete sahip olmaktı. Doğum günü geldiğinde ailesi ona parlak kırmızı renkli, sepetinin üzerinde kiraz desenleri bulunan harika bir bisiklet hediye etmiş. Ayşe, bisikletine hemen Kiraz adını vermiş.
Her sabah erkenden uyanır, Kiraz’ın lastiklerini kontrol eder, sepetine küçük bir su şişesi ve elma koyarak köy yollarında dolaşmaya çıkarmış. Köyde yaşayan herkes Ayşe ile Kiraz’ı görünce gülümsermiş.
Ayşe ile Kiraz’ın İlk Yolculuğu
Bir gün Ayşe, ormanın kenarındaki papatya tarlasına gitmeye karar vermiş. Yol boyunca kelebekler onun etrafında uçuşuyor, kuşlar en güzel şarkılarını söylüyormuş.
Tam o sırada küçük bir tavşan yolun kenarında üzgün bir şekilde oturuyormuş.
“Merhaba küçük tavşan, neden üzgünsün?” diye sormuş Ayşe.
Tavşan gözlerini silerek cevap vermiş:
“Annemi kaybettim. Eve giden yolu bulamıyorum.”
Ayşe hiç düşünmeden:
“Gel, seni birlikte arayalım.” demiş.
Kiraz’ın ön sepetine tavşanı dikkatlice oturtmuş ve yavaşça yola devam etmişler.
Bir süre sonra çalıların arasından büyük bir tavşan çıkmış.
“Minik Tavşan! Seni her yerde arıyordum.”
Anne tavşan Ayşe’ye defalarca teşekkür etmiş.
Ayşe ise gülümseyerek:
“Birine yardım etmek dünyanın en güzel mutluluğu.” demiş.
Kiraz’ın zili de sanki sevinmiş gibi “Çın çın!” diye çalmış.
Ayşe yoluna devam ederken yaşlı kaplumbağa Tosbağa Dede ile karşılaşmış.
“Bugün ormanda küçük bir piknik var. Sen de gelir misin?” diye sormuş.
Ayşe çok sevinmiş.
Ormanda sincaplar fındık getirmiş, kuşlar şarkılar söylemiş, kirpiler mantar toplamış, arılar bal ikram etmiş.
Ayşe de sepetindeki elmaları arkadaşlarıyla paylaşmış.
Herkes birlikte oyunlar oynamış, dans etmiş ve kahkahalar atmış.
Kiraz’ın Cesareti
Dönüş yolunda küçük bir köprüden geçmeleri gerekiyormuş.
Köprünün tahtaları biraz gıcırdıyormuş.
Ayşe biraz korkmuş.
Derin bir nefes alıp bisikletini yavaşça sürmüş.
Kiraz dengesini hiç bozmadan köprüyü geçmiş.
Ayşe o gün cesaretin korkmamak değil, dikkatli davranmak olduğunu öğrenmiş.
Köyün girişine geldiklerinde yaşlı bir dede onları durmuş.
“Bugün bana yardım ettiğin için sana küçük bir hediye vermek istiyorum.”
Dedecik cebinden minicik bir kiraz fidanı çıkarmış.
Ayşe onu evlerinin bahçesine dikmiş.
Her gün sulamış, sevgiyle bakımını yapmış.
Aylar sonra fidan büyümüş ve dalları kıpkırmızı kirazlarla dolmuş.
Ayşe, topladığı kirazları köydeki bütün çocuklarla paylaşmış.
O günden sonra herkes onun bisikletine neden “Kiraz” dediğini daha iyi anlamış.
Ayşe büyüdükçe Kiraz’ı hep özenle kullanmış.
Kaskını takmayı, trafik kurallarına uymayı ve bisikletini düzenli kontrol etmeyi hiç ihmal etmemiş.
Çünkü gerçek mutluluk; sahip olduklarımızı korumak, başkalarına yardım etmek ve doğayı sevmekle büyürmüş.
Ve derler ki, güneşli günlerde o köyden geçenler hâlâ kırmızı bisikletiyle gülümseyerek gezen Ayşe’yi görür, Kiraz’ın neşeli zil sesini duyarlarmış.
Onlar ermiş muradına, biz çıkalım bu güzel masaldan.
Ebeveynlere Not
Bu masal çocuklara paylaşmanın, yardımsever olmanın, bisiklet kullanırken güvenlik kurallarına uymanın ve doğayı sevmenin önemini eğlenceli bir şekilde anlatmak amacıyla hazırlanmıştır.





