Örümcek Adam Masalı

Örümcek Adam Masalı
Bir varmış, bir yokmuş… Uzak olmayan, rengârenk binaların gökyüzüne uzandığı büyük bir şehirde, herkesin “Örümcek Adam” diye sevdiği cesur bir kahraman yaşarmış. O, gücünü sadece kötülüklerle savaşmak için değil, insanlara yardım etmek için kullanırmış.
Bir sabah, güneş ışıkları şehrin pencerelerine vururken Örümcek Adam çatıların üzerinde dolaşıyormuş. Tam o sırada küçük bir kızın sesi duyulmuş.

“İmdat! Kedim ağaçta kaldı!”
Örümcek Adam hemen ağını fırlatmış. “Vışşş!” diye havada süzülerek ağacın en yüksek dalına çıkmış. Minik kediyi nazikçe kucağına almış ve sahibine teslim etmiş.
“Teşekkür ederim!” demiş küçük kız mutlulukla.
Örümcek Adam gülümsemiş.
“Gerçek kahramanlar önce iyilik yapar.”
Aradan birkaç gün geçmiş. Şehrin parkındaki bütün salıncaklar ve kaydıraklar gizemli bir şekilde kaybolmuş. Çocuklar üzgünmüş çünkü oynayacak yerleri kalmamış.
Örümcek Adam ipuçlarını takip ederek eski bir depoya ulaşmış. Orada, oyuncakları çalan yaramaz bir mucit varmış. Mucit, “Ben dünyanın en büyük eğlence parkını kuracağım!” diyerek bütün oyuncakları toplamış.
Örümcek Adam ona kızmak yerine konuşmayı seçmiş.
“Çocukların mutluluğunu alarak mutlu olamazsın.”
Mucit bir süre düşünmüş. Sonra yaptığı hatayı anlamış ve bütün oyuncakları geri getirmiş. Birlikte yepyeni salıncaklar kurmuşlar.
Şehirde yeniden kahkahalar yükselmiş.
Bir gün gökyüzünü koyu bulutlar kaplamış. Kuvvetli rüzgâr başlamış. Uçurtmalar, balonlar ve şapkalar havada uçuşuyormuş. Yaşlı bir amcanın bastonu bile rüzgârla yuvarlanmış.
Örümcek Adam ağlarını kullanarak bastonu yakalamış, çocukların uçurtmalarını indirmiş ve insanların güvenli yerlere geçmesine yardım etmiş.
Herkes onu alkışlamış.
Fakat şöyle demiş:
“En büyük güç, başkalarına yardım etmek için kullanılan güçtür.”
Akşam olduğunda şehir ışıl ışıl parlıyormuş. Çocuklar pencerelerden gökyüzüne bakıyor, kırmızı ve mavi kostümlü kahramanın binaların arasında süzülüşünü izliyormuş.
Kimileri onun kadar hızlı olmayı, kimileri ağ atmayı hayal ediyormuş.
Ama hepsi aynı şeyi öğrenmiş:
Cesaret, sadece güçlü olmak değildir. Doğru olanı yapmak, yardım isteyen birine el uzatmak ve asla umudunu kaybetmemektir.
O günden sonra şehirde ne zaman birinin yardıma ihtiyacı olsa, gökyüzünde ince bir ağ parıldar, ardından tanıdık bir ses duyulurmuş:
“Merak etmeyin, yardım için buradayım!”
Ve iyiliğin ve cesaretin en güzel örneği olmaya devam etmiş.

Masaldan Çıkarılacak Ders:
Gerçek kahramanlık; güçlü olmak değil, iyilik yapmak, cesur davranmak ve ihtiyaç duyan herkese yardım etmektir.




