Yeşil Maske Masalı

Yeşil Maske Masalı
Yeşil maske , Bir varmış, bir yokmuş… Uzak diyarların birinde, yemyeşil ağaçlarla çevrili, kuşların neşeyle şarkılar söylediği Karanfil Ormanı varmış. Bu ormanda yaşayan herkes birbirine yardım eder, doğayı sever ve dürüst davranırmış.
Ormanın hemen kenarında ise Mert adında, meraklı ve iyi kalpli bir çocuk yaşarmış. Mert, her gün okuldan sonra ormanda yürüyüş yapmayı çok severmiş. Bir gün rengârenk kelebekleri takip ederken hiç görmediği eski bir meşe ağacına rastlamış.
Ağacın gövdesinde küçük bir oyuk varmış. Oyuktan hafif yeşil bir ışık sızıyormuş.
“Acaba içinde ne var?” diye merak eden Mert, dikkatlice elini uzatmış.
Tam o anda avucuna yumuşacık, parlak yeşil renkte bir maske gelmiş.
Maske sıradan bir maske değilmiş.
Üzerinde altın yaprak desenleri, küçük zümrüt taşları ve ışıldayan ince çizgiler bulunuyormuş.
Mert maskeyi eline aldığı anda ince bir ses duymuş.
“Ben Yeşil Maske’yim. Gücümü yalnızca iyi kalpliler kullanabilir.”
Mert önce çok şaşırmış.
“Konuşabiliyor musun?”
“Evet,” demiş maske.
“Fakat seni görünmez yapmak, uçurmak ya da zengin etmek için değil… İnsanlara yardım etmen için buradayım.”
Mert maskeyi yüzüne taktığında etrafındaki ağaçların fısıltılarını duymaya başlamış.
Yaşlı çınar ağacı,
“Deremiz kirleniyor.”
Minik sincap,
“Fındıklarımız kayboluyor.”
Yaralı kirpi ise,
“Birinin bana yardım etmesi gerekiyor.”
diye konuşuyormuş.
Mert hemen işe koyulmuş.
Önce dereyi temizlemiş.
Arkadaşlarını çağırarak çöpleri toplamışlar.
Sonra sincapların yiyeceklerini bulan tilki yavrusuna ulaşmış. Tilki aslında aç olduğu için fındıkları alıyormuş.
Mert herkes için yeterince yiyecek toplayınca sorun çözülmüş.
En sonunda yaralı kirpiyi veterinere götürmüş.
Orman yeniden eski neşesine kavuşmuş.
Fakat bütün bunları uzaktan izleyen biri varmış.
Adı Kara Gölge olan bencil bir adam…
Yeşil Maskenin gücünü ele geçirmek istiyormuş.
Bir gece Mert uyurken maskeyi çalmaya çalışmış.
Tam maskeye dokunduğu anda maske gri renge dönmüş.
“Kalbinde iyilik olmayan biri beni kullanamaz.”
demiş.
Kara Gölge ne kadar uğraşsa da maskeyi yerinden oynatamamış.
Ertesi sabah Mert olanları öğrenince maskeye sormuş.
“Neden ona yardım etmedin?”
Maske gülümsemiş.
“Gerçek güç sihir değildir.”
“Gerçek güç, başkalarının mutluluğunu istemektir.”
Mert bu sözü hiç unutmamış.
Günler geçtikçe Yeşil Maske sayesinde ormanda daha birçok iyilik yapılmış.
Kırılan kuş yuvaları onarılmış.
Kuruyan çiçekler sulanmış.
Kaybolan yavrular ailelerine kavuşmuş.
Ormandaki herkes birbirine yardım etmeye başlamış.
Bunu gören Kara Gölge ise yalnız kalmış.
Bir gün pişman olup Mert’in yanına gelmiş.
“Ben de değişebilir miyim?”
diye sormuş.
Mert gülümsemiş.
“İyilik yapmak için sihirli maskeye ihtiyacın yok.”
O günden sonra Kara Gölge de ormanı temizlemeye, hayvanlara yardım etmeye başlamış.
Bir sabah Yeşil Maske gökyüzüne doğru yükselmiş.
“Artık bana ihtiyacınız kalmadı.”
demiş.
“Çünkü gerçek iyilik insanların kalbinde yaşamaya başladı.”
Maske, yeşil bir ışığa dönüşerek gökyüzünde kaybolmuş.
O günden sonra Karanfil Ormanı, yalnızca sihirli bir maskeyle değil; sevgi, paylaşma ve yardımlaşmayla güzelleşmeye devam etmiş.
Ve Mert her yeni güne aynı sözle başlarmış:
“En büyük sihir, iyilik yapmaktır.”

Masaldan Çıkarılacak Ders: Gerçek güç sihirde değil; iyilikte, paylaşmada ve yardımsever olmaktadır.





