Elsa ve Karlar Ülkesi Masalı

Elsa ve Karlar Ülkesi Masalı
Bir zamanlar, yüksek dağların arasında, bembeyaz karlarla kaplı büyülü bir krallık varmış. Bu krallığın adı Arendelle’ymiş. Burada yaşayan iyi kalpli Prenses Elsa, kar ve buzdan harika şeyler yapabilen sihirli güçlere sahipmiş. Ancak Elsa, bu güçlerinin sevdiklerine zarar verebileceğinden korktuğu için uzun yıllar onları gizlemeye çalışmış.
Elsa’nın en yakın dostu ise neşesiyle herkesi mutlu eden kız kardeşi Anna’ymış. Anna, Elsa’yı çok sever ve onunla yeniden eskisi gibi oyunlar oynamayı hayal edermiş.
Elsa’nın Büyük Sırrı
Bir gün Elsa’nın taç giyme töreni yapılmış. Krallığın dört bir yanından insanlar kutlamaya gelmiş. Ancak beklenmedik bir tartışma sırasında Elsa’nın buz güçleri herkesin önünde ortaya çıkmış.
Krallık halkı şaşkınlığa düşmüş. Elsa ise korkuya kapılarak dağlara doğru kaçmış. Kaçarken istemeden bütün Arendelle’i sonsuz bir kışa çevirmiş. Her yer karla kaplanmış, göller donmuş ve ağaçlar bembeyaz olmuş.
Anna’nın Cesur Yolculuğu
Anna, ablasını yalnız bırakmak istememiş. Onu bulup eve getirmek için uzun bir yolculuğa çıkmış.
Yolda iyi kalpli dağcı Kristoff ve sadık ren geyiği Sven ile tanışmış. Bir süre sonra ise neşeli ve komik kardan adam Olaf onlara katılmış.
Olaf her zaman gülümser ve:
“Sevgi varsa her mevsim güzeldir.” dermiş.
Dört arkadaş, buzlu dağları aşarak Elsa’nın yaşadığı görkemli buz sarayına ulaşmış.
Buz Sarayındaki Karşılaşma
Anna, Elsa‘yı görünce ona sarılmış.
“Sen bizim kraliçemizsin. Seni herkes seviyor.” demiş.
Fakat Elsa hâlâ korkuyormuş.
“Ya yine istemeden zarar verirsem?” diye üzülmüş.
Tam o sırada buz büyüsü istemeden daha da güçlenmiş. Anna ve arkadaşları büyük bir tehlikeyle karşı karşıya kalmış.
Anna ise hiçbir zaman vazgeçmemiş.
“Aile sevgisi her korkudan daha güçlüdür.” diyerek Elsa’nın elini tutmuş.
Sevginin Gücü
Elsa sonunda gerçek mutluluğun korkudan kaçmak değil, sevgiyi kabul etmek olduğunu anlamış.
Kalbindeki sevgi arttıkça buz güçlerini de kontrol etmeyi öğrenmiş. Sonra gökyüzüne doğru ellerini kaldırmış.
Bir anda güneş bulutların arasından çıkmış.
Karlar yavaş yavaş erimeye başlamış.
Çiçekler yeniden açmış.
Kuşlar şarkılar söylemiş.
Arendelle yeniden eski neşesine kavuşmuş.
Mutlu Son
Elsa artık sihirli güçlerinden korkmuyormuş. Onları insanlara yardım etmek için kullanıyormuş.
Kış festivallerinde çocuklar için buz kaydırakları yapıyor, rengârenk buz heykeller hazırlıyormuş.
Anna ise her zamanki gibi insanların yüzünü güldürmeye devam ediyormuş.
Olaf ise çocuklarla kartopu oynuyor ve herkese neşeli hikâyeler anlatıyormuş.
Böylece Arendelle’de sevgi, cesaret ve dostluk hiç eksik olmamış.
Ve derler ki, gerçek güç sihirde değil; sevgi dolu bir kalpte saklıdır.

Masaldan Çıkarılacak Ders:
Korkularımızla yüzleştiğimizde ve sevdiklerimizin desteğini kabul ettiğimizde en büyük zorlukların bile üstesinden gelebiliriz. Gerçek sevgi, insanı daha güçlü ve daha cesur yapar.




